X

Google Translate

  • Türkçe
  • English
  • العربية
  • Pусский
  • Spanish
  • France
  • Germany


Aşil Tendon Kopuğu Ameliyatı Bilgilendirme

Aşil Tendon Kopuğu Ameliyatı Bilgilendirme

/tr/files/download/p1e7bc0itq40nc5k1candln87v4.docx

 

               Aşil tendonu ayak bileğinin arkasında yer alan vücudun en kalın ve güçlü tendonudur. Sportif aktiviteler esnasında özellikle erkeklerde yaralanma sıklığı fazladır. Genellikle yaralanma sırasında hastanın duyabildiği bir ses oluşmaktadır. Bedensel aktivitesi yüksek olan hastalarda cerrahi olarak tedavi edilmelidir. Kopma tendonun her kesiminde olabileceği gibi en sık , topuk kemiğine yapıştığı noktanın birkaç santimetre yukarısında olmaktadır. Bu bölge damarsal yapılardan  zayıf ve tekrarlayan travmalara hassas bir bölgedir. Yaralanma sonrasında aniden başlayan ağrı, üzerine basmakta zorluk, ayak bileği hareketlerinde kısıtlılık ve ilerleyen saatlerde tedrici olarak artan şişlik ve morluk olabilir. Tanısı için sadece fizik muayene yeterli olmakla birlikte MR ve USG gibi tanı yöntemleri de kullanılabilir.              

               Kopan aşil tendonu ameliyatındaki genel prensip ; kopmuş kısımların uç uca getirilerek  uygun dikiş materyalleri ile birbirine dikilmesidir. Ameliyat için genel veya bölgesel (spinal, epidural, siyatik blok vs..) anestezi teknikleri kullanılabilir. Hasta ameliyat masasına sıklıkla yüzüstü yatırılıp göğsü ve leğen kemiği yumuşak yastıklarla desteklenmektedir. Gerekli görülürse bacağın kan akışını kesip daha net bir ameliyat sahası elde etmek için, aynı taraf baldır üst kısmına turnike uygulaması yapılabilir. Ameliyat sırasında cilt kesisi, çoğu zaman aksi sebep olmadıkça ayak bileği arkasında uzunlamasına olarak yapılmaktadır. Kopmuş uçların dikilmesi için emilebilen veya emilemeyen dikiş materyalleri kullanılabilir. Dikişlerin uygulamasına dair  tanımlanmış birçok farklı dikiş tekniği vardır. Size uygun olan yönteme ameliyat sırasında ihtiyacınıza göre karar verilecektir. Tamir edilen dokuyu güçlendirmeye yönelik olarak komşu tendon dokularından veya greftlerden faydalanılabilir. Yaralanmanın oluşmasından birkaç hafta sonra gelen hastalarda dokunun iyileşme kalitesi göz önüne alınarak  ek tamir  (rekonstrüksiyonlar) yöntemleri uygulanabilir.

               Ameliyat bitiminde dikişleriniz genellikle ciltaltı emilebilir tarzda olacağı için ek bir dikiş alma prosedürü yoktur. Bazen tel dikişler de kullanılabilmektedir. Ameliyat sonrası duruma göre birkaç gün atel uygulaması yapılabilir. Sonrasında ayak bileğinden açı ayarlı ortezler makul süre içerisinde kullanılır. Ameliyat sonrası anestezi etkisi geçer geçmez , ameliyatlı taraf üzerine basmadan koltuk değneği ile ayağa kalkıp hareket etmeniz  mümkündür. Hastanede yatış süresi ortalama 1-3 gündür. Taburculuk sonrası ilk 2 hafta boyunca sık aralıklarla kontrolleriniz tarafımızdan yapılacak olup ortez ile ayağınız üzerine basmaya izin verilmesini müteakip kontrolleriniz aralıklı olacaktır. Sportif aktivitelere dönüş performansınıza bağlı olarak ortalama 4-6 ay sonrasında olmaktadır.

Ameliyat esnasında ve sonrasındaki dönemde ortaya çıkabilecek bazı muhtemel komplikasyonlar ve olası riskler ise aşağıda liste halinde sunulmuştur. Buna göre;

  • Anestezi işlemleri ile ilgili olarak ortaya çıkabilecek olası komplikasyonlar ve risklere dair olarak anestezi uzmanımız tarafından ayrıca bilgilendirme yapılıp onam formu alınacaktır. Anestezi yöntemi , şekli, uygulamaları ve kullanılacak ilaçlar hakkında sizinle ameliyat öncesi mutlak görüşme yapılacak olup en konforlu şekilde ameliyat olmanıza dair yöntemler ortaya koyulacaktır. Ameliyata bağlı genel riskler anlatılacaktır.
  • Ameliyat sırasında bacağa giden kanı geçici olarak durdurmak ve net bir görüntü sağlamak için kullanılan turnikeye bağlı damar sinir basısı oluşabilir. Geçici ya da kalıcı uyuşmalar, bacakta güç kaybı oluşabilir. Yine basıya bağlı ciltte dolaşım bozukluğu ve cilt nekrozu gelişebilir. Bu durumun tedavisinde ek cerrahi yöntemler gerekli olabilir.
  • Ayak bileği arkasında kesi yapılacağı için ayağa giden damar ve sinirlerde yaralanmalar ortaya çıkabilir. Sinir yaralanmaları geçici veya kalıcı tarzda olabilir.
  • Tendonun tamiri sırasında aşırı yıpranmış tendon uçlarının çıkarılması sonucu kısalık, sertlik gelişebilir. Tarafımızdan tamiri sağlamlaştırmak için sıklıkla kullanılan plantaris tendon greftinin alınması için baldırınızın üst  arka kısmında ek bir cilt kesisi olabilir.
  • Kullanılan sütür materyalleri ve dikiş tekniklerine göre  ipliğin  tendondan sıyrılması ve zaman içerisinde düğümlerin açılması gibi problemlerle yeniden kopmalar oluşabilir. Bu durum eski yırtıkların tamiri sonrası mevcut yıpranma ve tendon dokusunun bozulmasına bağlı da oluşabilir. Tekrar kopma oluştuğunda yeniden ameliyatlar söz konusu olabilir.
  • Kalça , diz ameliyatları sonrası görülebilen damar içi kan pıhtılaşması (venöz tromboz) ve kalp, akciğer , beyin gibi organlara pıhtı atması (tromboemboli) durumu nadiren de olsa bu ameliyat  sonrası da görülebilir. Bu durumu önlemeye yönelik olarak toplam 3 hafta süren kan sulandırıcı iğne (düşük molekül ağırlıklı heparin)  tedavisine rağmen baldır arkasında şişme, ağrı, gerginlik şeklinde venöz tromboz bulguları ve emboli durumunda diğer organların problemleri ortaya çıkabilir. Bu durum öncesinde kalpdamar hastalık öyküsü olan, varisleri olan, sigara alkol kullanan hastalarda ve şişman hastalarda daha sık görülebilir.
  • Ameliyat sonrası   yara yerlerinde tüm özenimize rağmen ciltte az veya çok iz kalabilmektedir. Bazen anormal yara yeri iyileşmesi tepkisi ile kalınlaşmış ve kötü görünümlü bir yara oluşabilmektedir (keloid). Kesiler etrafında renk değişikliği, duyu kaybı ve hassasiyet görülebilir.
  • Ayak bileği arkasındaki bölgede cilt çok hassas olup ameliyat sonrasında dokuda iyileşme problemleri, yaranın tekrar açılması, cilt ölümü (nekroz), enfeksiyon  gibi problemler ortaya çıkabilir. Böyle durumlarda uzamış bir yara iyileşmesi, tekrarlayan pansumanlar , gerek görülürse  debridman yapılabilir. Uzun süre antibiyotik tedavisi gerekebilir. Uzamış durumlarda ek cerrahi prosedürlerle başka bir yerden cilt grefti alınması veya flep çevrilmesi gerekebilir. Bu durum ayakkabı giymeyi ve normal aktiviteyi geciktirebilir.
  • Cildin iyileşmesi ile beraber ciltaltında oluşabilecek skar dokuları ve sertliklerden dolayı o bölgede kalınlaşmalar oluşabilir. Bu durum kullanılan dikiş materyaline de bağlı olabilir. Bu durumda çorap giymekte ve ayakkabı giymekte zorluklar yaşanabilir.
  • Ameliyat sonrası ayak bileği ekleminde hareket kısıtlılığı, sertlik ve yürüme bozuklukları görülebilir. Bu durum kısmen fizik tedavi yöntemleri ile aşılacağı gibi ayak bileği hareket kısıtlılığı ve yürüme bozuklukları kalıcı olabilir. Tamir edilip iyileşen aşil tendon dokusunun yeterli esnekliğe kavuşamaması sonrası bu durumlar görülebilir. Kişinin zıplama kapasitesi ve ayak kas gücünde azalma olabilir.
  • Yukarıda sayılmış olan olası komplikasyonlar ve ortaya çıkabilecek riskli durumlarda ek tedavi süreçleri devreye girebileceği için ameliyat öncesinde planlanmış olan iyileşme süreci uzayıp, eski aktivite düzeyinize dönmeniz geç olabilir.

 

 

                                                                                                       Prof. Dr. Mustafa KARAHAN